Düşünüyorum Öyleyse Müslümanım, Ramazan Musluoğlu’nun akıl, iman, İslam, nefis ve insanın manevi yolculuğu üzerine kaleme aldığı; okuyucuyu düşünmeye ve inancını yeniden sorgulamaya davet eden eseri.
Mühleti yitik yakınmalardan, yüzü kırışık umutların tutkusuyla sana sesleniyorum. “Zamana ayak uydurmalı” diyen zamanın uyduruk insanlarından uzaklaşarak, küfrün tozpembe renklerini reddederek...
Mühleti yitik yakınmalardan, yüzü kırışık umutların tutkusuyla sana sesleniyorum. “Zamana ayak uydurmalı” diyen zamanın uyduruk insanlarından uzaklaşarak, küfrün tozpembe renklerini reddederek, koyu muhabbetin karanlığında, hakikatin aydınlığını giyerek işit beni.
Menfur düşüncelerin tekdüze yaşantısını reddetmelisin. Kendi hükmünce ısrar eden özentilere karşı, kimliğinin tasarrufunda hareket etmelisin. Gönlündeki iştiyakla, senden içre olan Sen’i işittiğinde, muğlak olan Aşk’a, hızlıca iltica edeceksin.
O Aşk ki, seni bir parça kıvılcımla; bütünü olan hara götürecektir. Gönlündeki meşru yangından haberdar ol. Fikrindeki bu ayaklanma, gönlündeki bu mülhem esinti; Aşk’ın direnişinde, dirilişine vesile olacaktır.
Şans eseri bir konuşmanın değil; tevafuk üzere bir buluşmanın şuuruyla; mahir gönüllerin, mutlak duruşuyla; Aşk’ın direnişini, dirilişimiz kılmak duasıyla... Allah’ın selamı üzerine olsun.
Düşünüyorum Öyleyse Müslümanım, Ramazan Musluoğlu’nun akıl, iman, İslam, nefis ve insanın manevi yolculuğu üzerine kaleme aldığı; okuyucuyu düşünmeye ve inancını yeniden sorgulamaya davet eden eseri.
İnsan, ruhunu bir mahzene hapsetmiş; ellerine, maddeciliğin zincirini vurmuştur. Aklın saltanatını ilan ettiği bu çağda, herkes konuşuyor ama kimse birbirini duymuyor.
Sahil-i selamete kavuşacak mıyım? Bu soru, beni Aşk’ta var kılmaya yetiyor. Çünkü bu endişe, özlemidir kavuşmanın.