31 January 2022
Gördük ki tasavvuf, insanın Allah'a vuslat yolunda katettiği mesafeleri değil; o mesafelerde yitip giden benliğini bulduğu bir seyran yeridir.
Gördük ki tasavvuf, insanın Allah'a vuslat yolunda katettiği mesafeleri değil; o mesafelerde yitip giden benliğini bulduğu bir seyran yeridir.
Bir şehir ki, asırlık rüyaların kundağında sallanır. Bir şehir ki, kalplerin nabzında çağlar. Bir şehir ki, göklerin sırrını yeryüzüne indirir. Bir şehir, İstanbul...
Kalbin, bir sırlar mahzenidir. Ne meleklerin kalemi yazabilir, ne şeytanın pençesi bozabilir. İhlas, o pınarın kendisidir. Allah ile arandaki bir ant, bir yara ve küfre başkaldırıdır.
Ey Türk milleti! Kalb-i selîminle dinle, ruh-u âlînle hisset: Pakistan, ümmetin bir kalesi, tevhidin bayrağı, Keşmir ise bu mukaddes dâvânın mihrâbıdır.
İnsan düşüncesinin en soyut ve derin alanlarından biri olarak kabul edilen felsefe, insan aklının ulaşamayacağı pek çok hakikati ortaya koyan dinimiz karşısında ziyadesiyle yetersiz kalmıştır.
Sultan II. Abdülhamid Han; keskin zekâsı, derin devlet anlayışı ve İslam’a olan bağlılığıyla, milletini korumak adına büyük bir satranç oynamıştır.